Çocukluktan itibaren birilerini isteyerek veya istemeyerek kendimize model alıyoruz. Bu model aldığımız kişi mahallemizdeki bir ağabey de olabiliyor, televizyondaki bir dizi karakteri de. Bu iki model arasında daha bir çokları elbette var ve bu da zaten kişiye göre çeşitlilik gösteriyor.
Okulda öğretmen ne ise, evde de anne, baba veya kardeş odur. Aslında olması gereken budur. Olan ise biraz daha farklı. Aile bireyleri ve öğretmenlerden daha çok ve daha kolay bir şekilde televizyondaki karakterler belirgin rol oynuyor çocukların üzerinde. Bu yazıda bazı diziler kaldırılmalı türünden bir tartışmaya girmeyeceğim çünkü her dizinin kendine has izleyici kitlesi var ve yayından kaldırmak en basit çözüm. Çocuklarımızı korumanın herkesi rahatlatacak ve yasaklardan kurtaracak çözümü ise yönlendirmeler olacaktır. Okulda öğretmen evde ebeveyn çocukların seçimine katkıda bulunacak ve model olabilmek için televizyondaki karakterlerden daha sıcak, eğlenceli ve çocuğun kişiliğine göre en doğru şekilde onlara yaklaşacaklar. Örneğin yardımsever olmak, çocuk için direk görerek model alınabilecek bir davranış değildir. Bu hasleti çocuğa kazandırmak için yardımseverlik interaktif bir şekilde çocuğa yaşatılmalı ve onun gözünde bu güzel davranışın cebinde silah taşımayla ve kabadayılıkla elde edilen liderlikten daha mühim ve geçerli olduğu, ona bu hareketi sebebiyle verilecek bir çeşit liderlik görevi ile pekiştirilmelidir.
Televizyon ekranlarında yer alan yarışmalarda jüri üyelerimiz dikkat çekmeye başladı. Önceden sadece güzellik yarışmalarında görülen jüri üyeleri şimdi bir çok yarışmada yer alıyor. Tabiki bazı farklılıklarla bu yeri dolduruyorlar. Güzellik yarışmalarında tanıtıldıklarında kibarca ayağa kalkan jüri üyeleri yerine yarışmacaları bir yere bir göğe çarpan, özel hayatları hallaç pamuğu gibi yere seren, eleştirel bakmayı bir fikir farklılığı olarak görmekten ziyade magazine malzeme sayan juri üyelerimiz var. Hal böyle olunca izleyenler de çevresini bundan farklı görmemeye başlıyor. Çocuklarımız için başladık yazımıza ama burada işin ucu bize de dokunuyor. Model alma sadece çocuklarla sınırlı kalmıyor. Kadın programlarından acımasızca eleştirmeye alışkın olan insanımız, jüri üyelerimiz sayesinde bir de tecrübe kazanıyor. Sanatsız kalmış toplumun hayat damarlarından biri kopmuş ise, sanata girişimi bu denli magazine kurban edenlerin hangi damarı çatlıyor ?
Hem çocuklar hem de biz gerçek modellere ihtiyaç duyuyoruz. Televizyondakilerin bir kısmı da aslında sadece konu mankeni iken, en gerçek modelimiz olup çıkıveriyorlar. Konu mankenlerinden kurtulabilmek, gerçek modellere kavuşabilmek ve sonunda gerçek bir model olabilmek dilekleriyle… 
Kategorisi: Eleştiri | Etiketlendi: çocuk, jüri, liderlik, model, yarışma