Gece her şey normaldi. Televizyon kanallarını bir bir dolaşırken duyuldu haber. Son dakika haberiydi lakin içeriği yıllardır aynıydı. Yine vurulduk. Yine 13 kez şehit düştük. Başımız sağ olsun.
Kınamakla biter mi? İntikam yeminiyle çözülür mü? Hayır…Hayır…Hayır… Haberi duyduğum an verilecek tüm demeçler bir bir aklımdan geçti.
“Şehitlerimizin kanı yerde kalmayacaktır. Operasyonlar sürüyor.”
“Terörizm ile global bir mücadele lazım.”
“Amerika ve Avrupa Birliği artık bizim yanımızda olduğunu göstermeli.”
Sonra dost bildiğimiz ülkelerden açıklamalar gelir.
“Türkiye’nin acısını paylaşıyoru
z. PKK ile olan mücadelemiz sürecektir.”
Bu nasıl bir mücadele ise yıllardır fark edemedik. Tabi Irak’ta yapılan bir şov baskınını saymazsak. Hani sonuç itibariyle kamp temiz çıkmıştı. En sıcak dönemlerde ortaya çıkıp bizi okşayan demeçler vermeyi iyi bilir bu dost ülkelerin yetkilileri. Zannederiz ki artık PKK’yı vuracaklar. Sonunda ise bize kalan ıkına sıkıla yapılmış bir kınama ve göstermelik baskınlar olur.
Apo Suriye’deydi. Apo Rusya’daydı. Apo İtalya’daydı. Apo Yunanistan’daydı ve Apo Kenya’daydı. Peki tüm bu ülkeler neredeydi? Haritadaki yerlerini biliyoruz da insanlıkları veya bize ahkam keserken kullandıkları insan hakları neredeydi?
Çağdaşlık, demokrasi, insan hakları ve terörizm sadece onların tanımlamalarıyla mevcutlar. Tanımı onlar yapınca haklı olabilmem bizim için ne mümkün! Tarihi ve tanımlamaları güçlülerin belirlediği dünyamızda, güçsüzlerin ezilmesi ve bir de haksız görülmesi kaçınılmaz.
Gün gelir de PKK’nın Amerika’da büyük elçiliği olursa ve o Amerika Türkiye’ye demokrasi için saldırırsa hiç şaşırmayın. Nasıl olsa mantıklı(!) açıklamaları mutlaka vardır.
Kategorisi: Eleştiri, Güncel-Haber | Etiketlendi: amerika, emperyalizm, intikam, savaş, türkiye, şehit